Cumartesi, 04 Temmuz 2009  
 
Anasayfa
 

 
Ana Menü
Anasayfa
Edebi Sohbet Yazıları
Edebi Sohbet Kutusu
Duyurumuz Var...
Ziyaretçi Defteri
Bağlantılar
Yeni Yayınlananlar
En Çok Okunanlar
Üstadlarımız
Şiirler ve Şairler
Lütfen şiirlerini görmek istediğiniz şairin baş harfine tıklayın
A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z

Popüler Şairler
Popüler Şiirler
Edebi Sohbet Arama
Kitap Tanıtım
Kültür ve Sanat

Eğitim Sitesi Bul
Edebi Sohbet'e link vermek istiyorsanız: Aşağıdaki kodu sitenize yerleştirebilirsiniz
Sitenizdeki Görüntüsü:
İşte Örnek Baba
Üye Değerlendirme: / 2
Yazar Kerem   
Çarşamba, 24 Haziran 2009

 Muharrem Demirbaş 67 yaşında. Şair, yazar ve gazeteci. Bağ-Kur emeklisi. 1'i özürlü 5 çocuk sahibi. 4 yıl boyunca baktığı kanser hastası eşini 8 ay önce kaybetti. Geride hala bakmakla yükümlü olduğu 98 yaşında ihtiyar bir annesi ve yirmili yaşlarda özürlü bir kızı var.  

Muharrem Amca'nın kendisi de 5 yıldır prostat kanseriyle mücadele ediyor. Ama o bunu hiç dert etmiyor ve “Ölüm Allah'ın emri. Benim tek derdim; öldükten sonra annemin ve kızımın zor duruma düşmesi” diyor. 
Yıllardır yaşadığı zor ve çetin hayatı Allah'ın bir imtihanı olarak görüyor ve asla yüksünmüyor. Aksine, arkadaşı olan merhum Haluk Nurbaki'nin dediği gibi; Allah'ın kendisine cenneti kazanması için verdiği bir fırsat olarak değerlendiriyor. Yaşadığı onca sıkıntıya rağmen birçok eser yazmış Muharrem Amca. Şiir kitapları ve dergileri yayımlanmış.
Yazar ve şair dostları da onu ziyaret ederek manevi desteklerini esirgememişler. Şair, yazar ve fikir adamı Abdurrahim Karakoç, merhum onkolog doktor ve fikir adamı Haluk Nurbaki'yle yakın dostlar. Kendisi şair ve yazar olarak İLESAM üyesi olan Muharrem Amca bu yıl çok anlamlı bir ödül aldı. 
Memleketi Çankırı'nın dernekler konfederasyonu kendisini yılın örnek babası seçti ve ödüle layık gördü. Muharrem Amca dün hemşehrilerinin katılımıyla gerçekleşen törende ödülünü aldı. 

Son Güncelleme ( Perşembe, 25 Haziran 2009 )
Devamını oku...
 
Beyaz Karanlığı Aydınlatan Siyah Lider
Üye Değerlendirme: / 4
Yazar iykaya   
Cumartesi, 20 Haziran 2009

10 Mayıs 1994'te Güney Afrika'da devlet başkanı seçildiğinde, ömrünü ırkçı beyaz rejimine karşı mücadele ederek geçirmiş Nelson Rolihlahla Mandela, sömürgeci güçlerin egemenliğindeki yerli halklar tarafından ‘zafer kazanmış muzaffer lider' olarak ilan edildi.

 ÇEYREK ASIRDAN FAZLA HAPİS HAYATI YAŞADI

Mandela, beyaz ırkçılığının en acımasız şekilde yaşandığı ve siyahların insan yerine bile konulmadığı Güney Afrika'da, 50 yıl önce 1944'te başlattığı mücadelesinin meyvelerini tam 50 yıl sonra 1994'te ırkçı beyaz egemenliğine son vererek taçlandırdı. On yıllarca süren hapis hayatı, onu halkı için mücadele etmesine engel teşkil etmedi.

 “MÜCADELE BENİM HAYATIMDIR”

1990 yılında 27 yıl kaldığı hapisten çıktığı zaman 71 yaşına basmış olan Mandela, “Mücadele benim hayatımdır. Hayatımın sonuna kadar siyahların bağımsızlığı için mücadele edeceğim" sözleriyle, beyazlar tarafından ırkçılığa ve ayrımcılığa (apartheid) tabi tutulmuş siyah çoğunluk arasında büyük yankı uyandırdı. Mandela, 1994'te 75 yaşına geldiğinde, Güney Afrika'da yapılan ilk seçimlerde ülke tarihinin ilk siyahî devlet başkanı olarak, Batı sömürgeciliğine karşı mücadele eden halklar arasında sembol bir isim olmaya başladı.

 “KENDİ KORKULARIMIZI ÖZGÜRLEŞTİRİRSEK, DİĞERLERİNİ DE ÖZGÜRLEŞTİRİRİZ”

 “Kendi korkularımızdan özgürleştiğimizde, varlığımız otomatik olarak diğerlerini de özgürleştirir” sözleri, çeyrek asırdan fazla hapis hayatı yaşayan Mandela'nın, ırkçı beyaz egemenliği altındaki halkının kurtuluşu için verdiği mücadeleyi özetliyor. Sömürgeci Batı'nın 15. yüzyıldan başlayarak köleleştirdiği Afrika, 1994'te önce korkularını özgürleştiren 75 yaşındaki ‘genç' bir siyah tarafından özgürleştirildi.

71 YAŞINA KADAR IRKÇI REJİM ALTINDA YAŞADI

 Bugün 91 yaşında olan ve 71 (1990'da serbest bırakılana kadar) yaşına kadar beyaz azınlığın ırkçı rejimi altında yaşayan Nelson Mandela, ya da kendi kabilesinin kendisi verdiği isimle Madiba, 18 Temmuz 1918'de Güney Afrika'nın Transkei kentinde dünyaya geldi. Tambu kabilesinden olan Mandela, daha lise yıllarında siyasi olaylara karıştı ve beyazlara karşı yapılan bir öğrenci boykotu nedeniyle Fort Hare Üniversitesi'nden kovuldu. Doğduğu Transkei kentinden ayrılarak Transvaal'a giden ve burada kısa bir süre polis memurluğu yapan Mandela, yarıda bırakmak zorunda kaldığı yüksek öğrenimini mektupla öğretim yoluyla tamamladı ve 1942'de Witwaterstand Üniversitesi'nin hukuk bölümünden mezun olarak avukatlık yapmaya başladı.

Son Güncelleme ( Pazar, 21 Haziran 2009 )
Devamını oku...
 
Laf Lafı Açmakta...
Üye Değerlendirme: / 5
Yazar Administrator   
Cumartesi, 20 Haziran 2009

 Sanalda karşılaştığım bir değerli büyüğüm ile çok güzel zihin jimnastiği yapmaktayım. Zihin egzersizlerinde her zaman laf lafı açar bilirsiniz, öylede oldu;

Eski bir muallim olduğunu söyleyen değerli hocamız, yazı paylaşımının birinde’Fethullah Gülen ve cemaati’ne duyduğu bazı çekincelerini dile getirmekte idi.
Konu aslında bildik bir konu,’Gülen cemaati… ve yapmaya çalıştıkları’

Değerli büyüğüm, kendince iki hususa takılmış durumda;

1-ABD’nin Hoca Efendiye kucak açması,

2-Çeşitli ülkelerdeki Türk okullarında eğitim dilinin İngilizce olması.
Bilindiği üzere söz konusu olan ‘’Gülen cemaati’’ise tereddütlü çevreler ‘ama…,aslında…,bu yönü iyide,fakat…’diye başlayan cümleleri arka arkaya sıralar ve karşı tarafa kuşkuları olduğunu yansıtırlar.
Peki, benim gibi olaya tarafsız bakan ve bu cemaatle, din kardeşi olmanın getirdiği muhabbetin haricinde hiçbir bağlantısı olmayanlar neyi, nasıl düşünürler?
Galiba gönüllü destek bu olsa gerek.
Bu cemaat ile uzaktan yakından bir ilgim olmadığı halde neden onları savunma durumuna düşmekteyim, bende şaşırıyorum. Ancak bu sorunun cevabını bulmak o kadar da zor değil.
Gönüllere hitap eden her kişi ve topluluk insanı etkiler?
Siz, size nefret nazarı ile bakandan uzaklaşırsınız, haksızlığa uğrayan, ezilmek istenen ve türlü oyunlara maruz kalanın yanında yer alırsınız. Türk töresi bildiğim kadarı ile bunu gerektirir. Yani ‘ezilene bir darbede bizden’demez töremiz.
—Yapılan çalışmalar ortada.
—Vatan, millet ve devlet sevgisi ortada.
—Türk kültürüne, dilimize ve elbette dinimize destek ortada.
Bu liste böyle uzayıp gider, denilmek istenen düşünceyi anladınız sanırsam. O halde sorun ne?
Son Güncelleme ( Pazar, 21 Haziran 2009 )
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 4 Toplam: 5
Resimler Dile Gelse
Giriş Formu





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Kimler Sitede
Son Bağlanan Beş Üye
feyzullah924 (feyzullah)
(2009-07-04 00:45:04)
Feraye__ (Feraye)
(2009-07-03 22:19:23)
Huldzar (Administrator)
(2009-07-03 22:00:39)
cansu_94 (cansu)
(2009-07-03 15:35:45)
yaren (selim)
(2009-06-29 08:19:40)
Anket
''Edebi Sohbet''sitesinde bulunmanızın nedeni nedir?
 
Eğitim Dünyası
Tanıtım Alanı
Advertisement
Ziyaretçi Sayacı

   
Hayata ve Olaylara Edebice Bakış