1967 Yılında Sivas ilimizin Zara ilçesine bağlı Selimiye köyünde doğdum. Sivas’ta fazla kalamadık, yıllarca doğru dürüst yatırım yüzü göremeyen Sivas'tan binlerce Sivaslı gibi göçmek zorunda kaldık, önce Tokat’a sonrada Yalova’ya taşındık. Bu yıldırım hızlı yer değiştirmelerin sebebini tahmin etmek zor değil elbette; ekonomik.
Ancak Sivas benim her zaman yürek yangınım oldu. Fani Dünya'ya ilk gözlerimi açtığım kent olan Sivas'a, istemeyerekte olsa veda ederken, yıllar sonra zorunlu hizmet nedeni ile gelecektim bu kente.
Tokat'tan sonra geldiğimiz Yalova’da, yaklaşık dört sene Güney köy denilen yerde oturduk. Şartlar ailemi ve beni bu seferde Adalar ilçesinin en güzel adası olan Büyükada’ya savurdu. Sonraları iyiki gelmişiz diyeceğim Büyükada,benim çocukluk yıllarımın en güzel dönemini geçirdiğim yer oldu. İlk, orta ve lise 1.sınıfa kadar burada öğrenim hayatım sürdü. 1979 yılına kadar ailemin,1980 yılına kadarda benim kaldığım bu beldeden de babamın emekli olması üzerine ayrılarak, halen yaşadığımız Pendik ilçesine taşındık.
1984 ''Pendik Lisesi''edebiyat bölümü mezunuyum. Aynı yıl ''İÜ Ed. Fak.Tarih''bölümüne girdim.1988’de mezun olduğumuz bu okul, hayata bakışımın netleşmesinde etkili oldu. Çünkü zaten içimde var olan edebiyat sevgisi,’’Türk Dili ve Edebiyatı’’bölümü ile yan yana olmasınında etkisi ile dahada gelişti.
Mezuniyetten sonra başladığımız öğretmenlik hayatımız, Kars, Gaziantep, Sivas derken İstanbul olarak devam etmektedir.
Atalarım,''Büyük Çerkez Sürgünü''(1865-1866 yılları / bkz...) ile 1877–78 Osmanlı-Rus Harbi olarakta bilinen ''93 Harbi''nden sonraki 1878 tehciri sonrası zorunlu olarak ata yurdumuzu gerilerde bırakıp, bize kucak açan Osmanlı topraklarına gelip yerleşmiş. Osmanlı yönetimi Rus mezaliminden kaçarak kendilerine sığınan bu göçer grupları Anadolu'nun muhtelif yerlerine yerleştirmiş. Böylece Anadolu bizlerin yeni anayurdu olmuştur.
Yani aslımız Kafkas kavimlerinden olan ''Çerkez'' dir. Kavmiyetçiliği sevmediğim için bu yönümü yerli-yersiz vurgulamayı da doğru bulmamaktayım. Peygamberimizin şu sözü benim kavmiyetçilik hususundaki en önemli rehberimdir;
"Ey insanlar!
"Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır.’’
Hayata göz açalı(1967–2008) 41 yıl olmuş, göz kapamak ise belli mi?
Bazen,ölüm günümüz belli olsa idi, nelere daha dikkat ederdik, neleri yapar ya da yapmazdık, günah işleyebilir miydik, sevap işlemek için yarışırmıydık diye düşünüyorum. Siz ölüm tarihinizi bilseydiniz, bu sorulara nasıl cevap verirdiniz?
''Resimler Dile Gelse''bölümünde sizinde resimlerinizin yayınlanmasını istiyor iseniz işte adresimiz:
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır