|
İnsan ömrü ne kadardır?
Karar verici biz değiliz elbet ama yüzyıllardır ab-ı hayat suyu arandığına göre önemli bir meseledir ömür. Benim için önemeli değil deseniz bile bir bardak ab-ı hayat sunulsa ne yapardınız lütfen düşünün. Kimisi de ömür dediğin nedir ki, önemli olan ömrünü nasıl geçirdiğindir diyebilir. Öyle de iyi bir ömür sürüyorsan bu ömrün daha çok iyi olması için daha çok yaşaman gerekmez mi? Ne kadar yaşarım bilemiyorum ama ömrü hayatım süresince zaman zaman anlatamayacağım haller yaşadım. Yarasa gibi güneş ışığını karanlık görenleri, cinnet zincirlerinde çırpınanları gördüm.. İnsanları değiştirmenin hüsranla sonuçlanacağını, peşin hükümleri kırmanın atomu parçalamaktan daha zor olduğunun farkına vardım. Yaşadığım ülke insanına baktığımda, düşüncelerin, ideolojilerin, onları fark etmesine ve tercih etmesine fırsat verilmeden tıpkı bir chip gibi zihinlere yerleştirilmeye çalışıldığına şahit oldum. Herkes kendisine öğretilen ve hatta dayatılmış düşüncelerini, tıpkı kendisine yapıldığı gibi, başkalarına (eşi, çocuğu, arkadaşı vb.) aktarmaya çalışması sonucu doğuyor çatışma ortamı. Kendi düşüncesinde ısrar, başkasın düşüncesinde haklı olamayacağı düşüncesi toplumdaki hoşgörüyü, tahammüllü, birlik ve beraberliği zayıflatıyor. Ve bu incelme durumundan istifade etmek isteyenlerin harekete geçişi sonucunda toplumumuzun en asil değerleri incelediği yerden kopuyor. Bu tür durumların yansımalarını geçmişte gördük ve görmeye de devam ediyoruz.
Herkeste akıl vardır kendine göre lakin fikir herkesin zihninde yer bulmaz. Var olan fikrimizi de farklılıklarından yola çıkarak uzlaşmanın ve toplum yararına kullanmanın yolunu bulmanın gerekliliğindeyiz. Şu gerçek kulağımıza küpe olmalı (bana göre gerçek olanın size göre olmayabileceğini kabul ediyorum) “Barîka-i hakikat, müsâdeme-i efkârdan çıkar (hakikat şimşeği, fikirlerin çatışmasından çıkar) Siyasi, fikri, edebi, iktisadi, sanatla ilgili, hukuki tartışmalar, tenkitler, çatışmalar mutlaka olmalıdır. Lakin bunlar seviyeli olmalı, karşılıklı hakaretler savrulmamalı, yapıcı hareket edilmelidir, küfürleşilmemelidir.” Sonuç alarak; İnsanın mevcut güçlerce gerici, ilerici ya da her ne halt sayılmak pahasına bile olsa kendisine ait bir tarzda, kimseye öykünmeden tercihleri doğrultusunda yaşaması gerektiği kanaatindeyim. En önemli vazifemizin vatanımıza milletimize hizmet etmek, bizleri tefrikaya düşürüp ayırmaya çalışanlara karşı, bu memleketi ileriye götürecek olan genç nesiller yetiştirmek olduğunu düşünüyorum. Malumdur ki, bir milletin maddi ve manevi alanda yükselmesi genç nesillerin iyi yetişmesine bağlıdır. Bu ise onları toplumun değerlerini göz önünde tutarak kendi tercihlerini yapabilme olanağı sağlamak, çağın teknolojik gelişmelerine ayak uydurabilecek müspet ilimlerle mücehhez yetiştirmekle mümkün olur. Onla olun, onsuz olmayın... İbrahim Yücel KAYA
08.08.2009 Son Güncelleme : 08-05-2010 08:26
|
|
|