|
Hz.İbrahim; Allah inancını keşfettikten sonra ayetlerin bildirdiğine göre ‘Tanrı’nın nasıl dirilttiğini yakinen bilmek isteyince,yüce Allah ona dört farklı kuş alıp bunları parçalayarak dört ayrı dağa yada bir dağın dört ayrı tarafına bırakmasını sonra da kuşları çağırmasını istemişti. Çağırılan kuşların uçarak ona doğru gelmeleri çok açıktan bir ibretti. Bu olayın ardından büyük bir tevhid mücadelesi başlattı. Nemrut ile tartışmalara girdi. Nemrut’a gücünü kanıtlaması için Rabbin yaptığının aksine güneşi batıdan doğurmasını teklif edince artık bu onun ölüm fermanı oldu.
İlgili ayetlerde bu durum şöyle açıklanmaktadır; " Allah'ın kendisine meliklik (hükümdarlık) vermesi sebebiyle (azarak) Rabbi hakkında İbrâhîm ile tartışan kimseyi görmedin mi? Hz. İbrâhîm (ona): “Benim Rabbim ki O, diriltir ve öldürür.” demişti. (O da): “Ben de diriltir ve öldürürüm.” dedi. Hz. İbrâhîm: “Öyleyse muhakkak ki Allah, Güneş'i doğudan getiriyor, haydi sen de onu batıdan getir.” dedi. O zaman (Allah'ı) inkâr eden kimse şaşırıp kaldı (cevap veremedi). Allah, zalimler kavmini hidayete erdirmez." (el-Bakara, 2/258).
Hz. İbrâhîm: “Rabbim, ölüleri nasıl dirilteceğini bana göster.” demişti. (Allah) “İnanmıyor musun?” buyurdu. (Hz. İbrâhîm de): “Evet (inanıyorum). Fakat kalbimin tatmin olması için.” dedi. “Öyleyse kuşlardan dört tane tut, sonra onları yanına al, parçala. Her dağ üzerine onlardan bir parça koy, sonra da onları çağır. Sana koşarak gelirler. Ve Allah'ın, Azîz olduğunu, Hakîm olduğunu bil!''(el-Bakara,2 /260)
Hz.İbrahim,zalim hükümdarı insanların önünde cevapsız ve hareketsiz bırakarak gazabını çekmişti. Nemrud,İbrahim peygamber’in ateşte yakılması emrini verdikten sonra meydan yere odunlardan büyük bir yığın yapılmış. Odunları tutuşturmuşlar sonra. Alevler o kadar yükselmiş ki bulutların tutuşacağını sanmış çocuklar. Korkmuş kaçmış bütün hayvanlar. İbrahim peygamber’i mancınıkla ateşin tam orta yerine atacaklarmış askerler. Atacaklarmış ki Nemrud’un ne güçlü bir kral olduğunu anlasın, görsün; bir daha ona karşı gelmesin İbrahim peygamber. Bu sırada bir karınca ağzında küçücük bir damla su ile koşa koşa gidiyormuş. Hem de boyu göklere varan cehennemi ateşe doğru. Başka bir karınca onun bu telaşını görüp sormuş hemen yanına yanaşıp: “Bu acelen niye? Nereye böyle?” Ağzında bir damla su taşıyan karınca o bir damlayı ellerinin arasına alıp, “Duymadın mı” demiş. “Nemrud, İbrahim peygamber’i ateşte yakacakmış. İşte ateşin olduğu yere su götürüyorum.”
Bu sözleri duyan karınca kendini tutamayarak uluorta kahkahalarla gülmeye başlamış. “Sen şu ateşe dönüp yüzünü hiç bakmadın mı?” diye sormuş. “Ne kadar büyük. Senin bir damla suyun ona ne yapabilir ki?” Su taşıyan karınca, “olsun” demiş. “Hiç olmazsa hangi taraftan olduğum anlaşılır.” Kıssadan Hisse... Evet değerli dostlar; Hz.İbrahim ile Nemrud `un mücadelesi,hak ile batılın mücadelesi idi. Bu mücadelede kişinin tarafını belli etmesi ne kadar önemli. Şu dönemdede çok ince ayarlı bir süreçten geçmekteyiz,bu süreçte tarafımızı belli etme zamanı geldi galiba? Ne dersiniz? Hak yada batıl, Hukuk yada hukuksuzluk, Maneviyat yada boşluk, Şeffaf devlet yada gladyo, Meşru oluşumlar yada mafya, Birleştirici yada bölücü, Hoşgörü yada tahammülsüzlük, Sevgi yada nefret, Barış yada savaş, Demokrasi yada diktatorya, Halk yanlısı yada karşıtlığı, Cumhuriyet yada cunta, Medeniyet yada geri kalmışlık, Aydınlık yada karanlık, Güzellik yada çirkinlik, İyilik yada kötülük. Bir yönün tarafı olmak,bu bizim hayata ve olaylara bakış açımıza göre şekillenecektir. Ve siz istemezseniz bile bir yönün tarafı olacaksınızdır. Tarafsız kalmak mı? İşte bu mümkün değil. Tarafınız mutlaka belli olmalı,tarafsızlık bertaraf olmaya götürür insanı. 
Derleyip-Yazan Hayrettin KAYA Son Güncelleme : 07-06-2010 06:33
|