Anasayfa arrow Edebi Sohbet Yazıları arrow Hayata Edebice Bakış arrow Akvaryum İnsanlığı
Akvaryum İnsanlığı PDF Yazdır E-posta
 

Yazan: İbrahim Yücel KAYA, Tarih: 07-11-2009 11:53

Okunma Sayısı : 372    

Beğenilme : 5

Yayınlama yeri : Edebi Sohbet Yazıları, Hayata Edebice Bakış

  İnsanlar arasında şu şekilde bir yaklaşımın giderek yaygınlaştığını görmekteyiz;

‘İnsan olarak birbirimize saygı gösterelim, birbirimizi sevelim ama birbirimizle sosyal ilişki içinde olmamamıza gerek yok.’

Televizyon, internet ortamlarında kurulan ilişkiler insanları bir akvaryumun içinde yaşam sürmeye itiyor. İnsanı hayattan koparan böyle bir yaklaşımı akvaryum insanlığı olarak adlandırsak yanlış olmaz sanırım.

Hayatın zorluklarından, sıkıntılardan, sınanışlardan, sorunlarla yüzleşmekten uzak, aslında bir camekanın içinde ama tüm dünya ile sanal ilişkiler kuran bir insanlık. Her şeyi kendisine sunulduğu gibi veya kendisinin istediği şekilde yaşayan bir insanlık.Oysaki hayat  zorluklarıyla, sıkıntılarıyla, sevinçleri ve üzüntüleriyle anlam kazanır. İnsanın yaşam alanı hayatın kendisidir.

Yaşamın gerçekleri içerisinde yapılan mücadelelerden güç alır insan. Bir insanın karakterinin olgunluğu akvaryum hayatında anlaşılmaz. Akvaryum hayatın dışında suni bir mekandır. Orada her şey güllük gülistanlıktır.

Hayat alanlarında karşılığı bulunmayan, test edilip sınanmayan, zorluk ve sıkıntılarla güçlenmeyen bir insanlık iddiasının da gerçekliği yoktur. Akvaryum içinde yaşanan bir insanlık hayata cevap veremez. Son asırda özellikle insanlığa pompalanan bireysellik, toplumları akvaryum insanlığına doğru itmektedir.

İnsanlık bu akvaryumdan kendisi kurtarmalıdır. Aksi halde Robert Venditti’nin  yazdığı gibi, “insanlar kendilerinin kusursuz robot versiyonları olmalarını sağlayan ileri teknoloji ürünü “suretler” haline gelecekler.”

Sağlıklı, iyi görünümlü ve uzaktan kumandalı makineler olan suretler, insanların yerini almakta ve böylece insanların evlerinin rahat ve güvenli ortamından çıkmadan dışarıdaki hayatı yaşamalarına imkân tanımaktadır.Bizler kökenini milli ve İslami kültürün beslediği bireye önem veren cemiyetçi bir toplumuz.Bizim toplum anlayışımıza göre, birey başarısını kendi yaşanmışlıklar ve gayretlilikler neticesinde, kendi toplumunun yararı için kullanmalıdır. Bu doğrultuda topluma da düşen görev katkıda bulunana bireyin değerini bilmesidir. 

“Birbirimizden uzak yaşayalım ki insanı ilişkilerimiz iyi olsun” türü yaklaşım insanı kendi akvaryumuna hapsetmekten başka bir işe yaramaz.

Evet okyanus (hayat) tehlikelerle doludur. Ama orada kazanacağın tecrübe, kuracağın dostluklar, hayat alanının genişliği, seni daha özgür kılacak yaşaman gereken gerçek hayatı yaşayabildiğin bir mekanın kapılarını açacaktır.                                                                          

 “Onla olun,Onsuz olmayın”

Yazan:

İbrahim Yücel KAYA

Son Güncelleme : 08-05-2010 08:29

   
Quote this article in website
Favoured
Print
Send to friend
Related articles
Save this to del.icio.us

Okuyucu yorumları  
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
İsim
E-mail
Başlik  
Yorum
 
Kullanımdakı İşaretler: 600
   Daha sonraki Yorumlar hakkında beni haberdar et
   
   

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.9 © 2007-2010 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >