|
Değerli Dostlar;
Her yeni yıl arefesinde bakalım insanımız bu yıla nasıl girecek diye düşünürüm. İsterim ki bir yılın muhasebesi yapılsın,hatalar gözden geçirilsin,en önemlisi bize belli bir vakte kadar süre veren yüce Mevlaya şükredilsin. Çünkü yeni yıl ile ömürden bir yıl daha gidecektir. Geçen sene bu sıralarda yaşayan binlerce insan artık aramızda yoktur ve bizlerinde yarına çıkabileceğimiz garanti değildir. Bu şükredilmesi gereken büyük bir olaydır. Elbette bu derin muhasebeyi yapan milyonlarca insan var aramızda ve bizler onlar sayesinde bir çok badireleri atlatıyoruz. Lakin yine bir kesim var ki güzel ülkemde sayıca az olsalarda sırf kendi sefaları aynen devam edebilsin diye iyi olarak yapılan hiçbir şeyi takdir etmezler ve ülkede kendi menfaatleri sürecekse,isterse kaos olsun önemli görmezler. Sözde ülkenin özde kendilerinin ekonomik durumlarının bozulmasını gerekçe göstererek ülkede sanki her yeri ateş almış,her yer yakılıp yıkılıyormuşcasına bir rüzgar estirmek isterler.Onlara göre ülkenin ekonomisi çok kötüdür,neredeyse batmak üzeredir.Halk ve tabi bu arada kendileri iyice fakirleşmektedir.Yani kısaca istenen ortam,hava hep puslu olmalıdır. Halbuki aynı çevreler dün yılbaşı gecesinde ''yeni yıl''şerefine bir gecede milyarları eğlence sektöründe su gibi harcadılar. Harcıyabilirler buna bir diyeceğimiz yoktur ve olamaz zira o taraftada binlerce emekçi insan bir şekilde ekmek derdindeler. Ancak bizim söylemeye çalıştığımız gerçek şu;buralarda sabahlara kadar su gibi içip,para döken jakobenler artık''ekonomi kötü,cebimizdeki para pul oldu...''gibi eften püften sözlerle kimseleri inandıramazlar. Bu ülkenin gerçek sahibi olan binlerce sade vatandaş daha az kazanıp ülke gerçeklerini görmek adına daha dikkatli hareket ederken ''laf olsun,torba dolsun''diye muhalefetlik namına esip gürleyenler,bir yılbaşı vesilesi ilede maskelerini düşürdüler ve gerçek yüzlerini bu halktan yine gizleyemediler. ‘Puslu havayı sevenler...’tarih önünde bir kere daha yenilginin dayanılmaz hafifliği içinde eriyip gittiler. Bu açıdan baktığımda 2010 Yılının ülkemiz ve demokratik güçler adına çok daha iyi geçeceğinden eminim.Çünkü her geçen zaman,''Aydınlık Türkiye''ye doğru atılmış yeni adımlar olarak tarihe geçmektedir.Her ne kadar bu olumlu gidişe ayak diretenler oluyor isede bu onlar içinde son çırpınışlar olduğunu gören gözler,duyan kulaklar zaten bilmekte. 2009 yılında yaşanan ve düne kadar asla tasavvur dahi edilemeyecek demokratik ve cesurca girişimler,2010 yılında halkın umutlanması için yeterde artar bile. Unutulmasınki gladyonun kara kutusu diyebileceğimiz bir merkeze hukuk normlarına uygun yapılan baskınlar,2000’li yılların başında hayal bile edilemez girişimlerdir. Umarım bu hukuksal normlara uygun girişimler İtalya'daki gibi olumlu neticelenir ise Türkiye dev bir sıçrama yapacaktır,emin olun. Yazan
Hayretin KAYA
Son Güncelleme : 08-05-2010 08:26
|